Göreme Açık Hava Müzesi ve Kaçırdığımız Günbatımı

Yazan: admin | 22 Mayıs 2008
Kategoriler: Seyahatname



Öğle yemeğini açık büfe fiyat olarak anlaşılan bir yerde alel acele yiyip, yarısını montlarımızı giyerken içtikten sonra, tekrar düştük yollara, ’nın güzelliklerini görmeye.  

Öğleden sonraki ilk durağımız Açık oldu. Bu turun en iyi tarafı bir olmayışı. Programda sarkma mı oldu ufak değişiklikler ile yeni bir yapılıveriyor. Rehberimiz Gökhan’ın zamanında otobüse gelme konusunda baştan koyduğu tavır herkesin gözünü korkuttuğundan olsa gerek geç kalmak söz konusu değil.  

Paket turlarda zaman zaman yaşanan daha fazla zamanımız olsaydı duygusunu Açık gezerken yaşadığımı etmeliyim. Ama birazda baştan kabullenmişlik var, bir daha buraya gelirsem daha fazla zaman geçirmek isteyeceğim yerlerden biri diye not alarak akıl defterime hayal kırıklığı yaşamaktan uzaklaştırıyorum kendimi.  

Burada en çok ilgimi çeken giriş kapısında dolanıp duran birbirinden sevimli köpişler oldu. İnsanlara meraklı meraklı bakışlarıyla, oyunlarıyla görülmeye değerlerdi doğrusu. Bekçilerden biri ile sohbet edince anneleri zannettiğimiz köpeğin aslında ablaları olduğunu ve annenin uzun zamandır Açık yaşadığını öğreniyoruz.  

Açık en görülmezse olmaz yeri Karanlık Kilise. Kilise gerçekten de karanlık, küçük bir pencereden güneş ışığı alıyor. Bundan dolayı da bölgede freskleri en iyi korunmuş kilise olma özelliğini koruyor. Geç keşfedilmesinin de daha az zarar görmesi ile yakın ilgisi olduğunu unutmamak gerekli.  

Şanslıyız ki bu bayram sakin, bu nedenle de Gökhan tüm freskler hakkında detaylı bilgi verebiliyor kilisede. ’nın yoğun zamanlarında Karanlık Kilise içinde anlatım yapılmasına izin verilmiyormuş.  

Mevsime göre görüşün en iyi olduğu havayı yakalamışız. Hadi günbatımı için Kızıl gidelim fikri herkes tarafından çabucak benimseniyor. Tam gün batımına şarap yakışır dememle, Kızıl Vadi öncesi Şarap Fabrikasına gideceğimizi öğreniyor, yaşasın çığlıkları atıyorum. Şarap alışverişi derken, Kızıl gittiğimizde günbatımının kızıllığını kaçırmış olsak da. (Malum mevsim kış ve hava erken kararmakta) Bu manzara karşısında şarap içmenin keyfi bir başka. Hava o kadar açık ki Erciyes görülebiliyor. Özellikleri daha fazla olan bir makinamız olmadığına üzülsek de, görüntünün muhteşemliğini  fotoğraf karesine değil beynimize kaydediyoruz.    

Güneşin kaybolması ile İç Anadolu ve karasal iklim kendini hissettirmeye başladı. Atkılar, bereler, eldivenler tam kadro halinde iş başında olsa da ayaz iliklerimize kadar hissettirmekte kendini.  

Üşüyenlerin sayısında artma başlayınca, gece yolculuğunun ve günün yorgunluğunu atmak ve ertesi gün için gücümüzü toplamak üzere otele dönüşe geçiyoruz.

Başkasının  gözüyle 

E-posta Aboneliği

Güncel Haberleri almak için E-Posta adresinizi aşağıdaki kutucuğa yazın ..



En Son Yazılar

Bunlarada gözatın



Yorumlar

Yorum Yazın

İsminiz *

Emailiniz *

Websiteniz